2 Mayıs 2009 Cumartesi
8 Nisan 2009 Çarşamba
zavallı ırmak
kalbim 200457908 parcaya ayrıldı.
tuzla buz diyemeyeceğim. kırıklarım tuzdan,buzdan bile daha küçük parcalara ayrıldı.
hayır kimse kalbimi kırmadı.
kim kırabilir ki kalbimi benden baska zaten?
gün gectikce yine kendi içimde "o"na yeniliyorum .
Türkiye gibiyim sürekli kalkınıp sonra 2 kat çöküşe geciyorum.
tuzla buz diyemeyeceğim. kırıklarım tuzdan,buzdan bile daha küçük parcalara ayrıldı.
hayır kimse kalbimi kırmadı.
kim kırabilir ki kalbimi benden baska zaten?
gün gectikce yine kendi içimde "o"na yeniliyorum .
Türkiye gibiyim sürekli kalkınıp sonra 2 kat çöküşe geciyorum.
7 Nisan 2009 Salı
şekerli çilek aromalı hayat

ikimizde yüzümüzde bu aptal gülümsemeyle uyuyakalıversek, hatta ölüversek.. sabah bulanlar bilemese sebebini bu gülümsemelerimizin. aslında bizde bilmesek, fakat gülümsemeye devam etsek. geceden kalma bir gülücük ağrıtsa yanaklarımızı, çok kaçırmışız desek birbirimize. ve uykunun en tatlı yerinde gıdıklanıyormuşcasına bir kere daha gülüversek. mutluluğumuzu kıskandıklarından romeo ve juliet mezarlarında ters dönse. gözlerimizi açar açmaz görebildiğimiz tek şey olsak; sana ben, bana sen. ve farkına varmadığımız bir havayı solusak beraberce, hem sen koksa hem ben. sinse üzerimize hiç çıkmasa. kokunda sinse, kendinde sinsen. çıkmasan..
bunların bir kısmı duyduklarımdı. hala gülüyorum. çok seviyorum seni diyerek yazı bitirmeyeli uzun zaman olmuştu
bunların bir kısmı duyduklarımdı. hala gülüyorum. çok seviyorum seni diyerek yazı bitirmeyeli uzun zaman olmuştu
küçük hikaye

uzun zaman önce başladım yazmaya ..
ergenliğe girmiş yenı kız ıvık vıcık tadında depresif temalarla ölümden bahsediyordum .düşünmekten bile korkarken .
ardından asık oldum .
şöyle birsey vardır.
biz kızlar herzaman gider en dandiğini sever.en acıtanını.
benim de öyle oldu.
şeker dükkanına girdim .sağa sola bakındım .en çürümüş ,en kendinden gecmiş olanını aldım ,çıktım
.sizde öyle yaptınız evet .bu böyledir böyle olmaya devam edecektir.
neyse
çektiğim acıyı herkes anlıyordu .cünkü ben gün gectikçe evrim değiştirerek bir kurbağaya dönüşüyordum.öyleki gözlerimin şekli kurbağayla yarısacak hale gelmişti.küçük emo tarzında saclarımla küçük kurbağa gözlerimi saklamaya calısırak geçiyordu günler.
böyle bir batış görmemiştim .
bir gram yasama sevinci yoktu .
yazdığım yazılar inanılır gibi değildi
-neden naptım ben saf olmaktan baska naptım
-yeter artık ölmek istiyorum (ki bu insanın kendi kendine blöfünden baska hiçbirşey değildir)
-intahar etmek istiyorum ( aa öyle demeyin ozamanlar cok modaydı)
-cocuğumuzun adı toprak olucaktı (poponu temizlemeyi öğrende gel ırmak önce )
işte bu tarzda seyler yazarak basladı benim yazın hayatım=D
herkesin bir hikayesi vardır ama değil mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

